Bir Kız Niye Pazarlama Yazar ki?

Seth Godin’e ve Amerikan Rüyama…

Bu yazıda iki önemli soruya cevap arayacağız. Eğer sorularımıza tatmin edici cevaplar alırsak, blogun yeni yaşını kutlayacağız:)

Soru-1) Blog yazarı neden onca meslek varken pazarlamacı olmayı seçmiştir?

Soru-2) Blog yazarı, blogosferde onca konu varken neden pazarlama üzerine yazmayı tercih etmiştir?

İlk sorunun cevabını daha önce buradan okumuştunuz. Hatırlatma adına bir paragrafını alıp, yazının devamı için link vereceğim.

Cevap-1) Üst kattaki komşunun “Aman evladım kapıyı kapat! Yoksa pazarlamacılar girer.” lafına gıcık olduğum için pazarlamacı oldum. Muhasebeden nefret ettiğim, iktisadı farazi bulduğum, hukuk derslerinden sıkıldığım için pazarlamacı oldum. Benden başka bir şey olmayacağı için pazarlamacı oldum. Popüler olmak için pazarlamacı oldum. Eve ve sosyal yaşantıma taşıyacağım bir işim olmasını arzu ettiğim için pazarlamacı oldum.

Kotler’i ve Godin’i kıskandığım için pazarlamacı oldum. Memleketime yatırım yapabilmek için pazarlamacı oldum. Dışında bırakıldığım kapılardan girebilmek için pazarlamacı oldum. İstanbul’u dünya başkenti, Türkiye’yi dünya incisi yapmak için pazarlamacı oldum. Pazarlamayı sevin diye pazarlamacı oldum. Devamı burda.

Cevap-2) İkinci soru için birkaç cevabım var sanırım:)

a) Marketing Türkiye Dergisi’ne demişim ki; “Molaverrahatla temasıyla yazmaya başladığım blogumun çıkış nedeni; pazarlama üzerine çalışırken, aslında bu kavramı bir oyun gibi algılayıp, bulmaca çözer gibi, bütün şirkete ve insanlara mal etmekti. Malum bulmaca çözerken, mutlaka birileri gelir ve eşlik eder. O sinerji ile bulmaca biter. Blogum pazarlama dünyasına bir oyun pardon pazar-lamacayı armağan etti:)”

b) Kendi blogumda diyorum ki; “Hayatta değiştirmek istediğim 3 şey var. Bununçün pazar-lama öğreniyorum. Siz de bir şeyleri değiştirmek istiyorsanız tavsiyedir. vs..”

c) Blog Ödülleri tanıtım yazısında, “Pazar-lama basiretli insanların ilmidir, diyerek her işin bir kolayı vardır yanına öykünerek, gün içinde ufak pazarlama molaları vermek ve pazarlamayı sevdirmek için açılmış bir blogdur.” demişim.

d) Blogum 4. yaşından gün alırken de diyorum ki; “Ben yay burcuyum. Bir kapıdan geçmek istiyorsam, beni o kapıdan geçirmek istememeniz bir şey ifade etmez! Bu yüzden bana, pazarlama konusunda köşebaşları tutulmuş demeyin!”

Yeterli ise ben pastayı üflemeye gideyim:)

Not: Bloguma ve hayatıma şans getirmesi teması ile yukarıdaki şirin afişi çalışan F.Zehra Arslan’a teşekkürlerimle…

Comments (2)

  1. Emek harcayıp bizimle paylaştığınız için teşekkrüler , devamını bekliyoruz.

  2. Pazarlama hayatın her dalında var aslında. Bunu iyi bilenler mutlaka başarılı oluyorlar. O sebeple pazarlamayı ve günümüzün pazarlama mecralarını yakından takip etmek gerekiyor

Comment here