Genel

İnsan Kaynaklarındaki Pespayeliğimiz

İnsan kaynakları birimi ülkemizde sanırım en hunharca yönetilen birimler arasında. İşin tanımı, uygun ilan verilmesi, ilan için uygun mecra seçimi, başvuruların ve başvuranların analizi-seçimi-işe yerleştirilmesi, doğru ücretlendirmenin yapılması, işle ilgili bilgilendirme ve oryantasyonun yapılması, sosyal hakların netliği, terfi-tenzil şartları gibi bir dizi süreci içinde barındıran bu birim biz de çok defa bir kişinin bir el işaretine ayarlı kukla bir birimdir.

Özellikle aile şirketleri ve amatör ruhlu kurumsal firmalarda, çalışanların/personelin/elemanların yani emekçinin pek karşılığı yoktur. İlk finansal krizde gözden çıkarılacaklar arasında her zaman birinci sıradadır. Üstelik haklarına riayet edilmeden.

Ancak bu aksamanın en yoğun yaşandığı yerin muhafazakar anlayışla yönetilen yerlerde olduğunu, sürekli buralarda çalışmış biri olarak rahatlıkla ifade edebilirim.

Profesyonel kurumlarda işe göre adam politikası belirgin iken maalesef muhafazakar kurumlarda adama göre iş politikası yürürlüktedir. Ancak burada daha vahimi; yine tecrübelerimden hareketle söyleyebilirim ki, işte cinsiyet ayrımının en net olduğu yerler de muhafazakar kurumlardır.

İş, maaş ve terfilerinizde kalifikasyonlarınıza değil kadın ya da erkek olmanıza bakılır. Tabi son zamanlarda özellikle medya ve devlet destekli kurumlarda baş gösteren falancanın yakını, falanca fikrin adamı olma şartını pespaye bulduğum için ona şimdi değinmeyeceğim.

Şimdiye dek 7-8 firmada 14 yıl çalışma şansım oldu. Bir çoğu kadın olduğunuzu her şartta yüzünüze ayıp bir şey gibi söyler. İşten çıkarmalarda evine ekmek götüren bir tek erkeklermiş gibi davranır ve ilk önce kadınlara kapı gösterir. Üstüne bir de başörtülü kadın olduğunuz gerçeğini cinayet suçlusu gibi yüzünüze vurur ve maaşlarınızı erkeklere oranla daha az verir, sosyal haklarınızı vermemeyi kâr sayar.

Geçenlerde medyada deprem manşetlerine konu olan görevden almalarda ne yazık ki muhafazakar kurumlarda cereyan etti. Bu kişilerin ne vasıflarla o makamlarda durduğunu anlamadığımız gibi çorbadaki sinekten kurtulur gibi bir akşam vakti kovulmalarını da profesyonel olarak baktığımızda göremiyoruz.

Tepeden tırnağa yasalara, ahlaka ve fıkha aykırı olarak idare edilen kurumlarda birçok çalışan haklarını bile bilmeyerek bu değirmene epey su taşıyor. Sanırım ülkenin tüm kurumlarında profesyonel ve adil insan kaynakları seferberliği başlasa bugün konuştuğumuz kallavi birçok sorunumuzu aşmış olacağız.

Comment here