Genel

Turquality

Turquality ile ilgili bir dergi haberi yapmak isteyen arkadaşımın haberi, bir türlü yayınlanmayınca ben de soruları ve verdiğim cevapları buradan paylaşmaya karar verdim.

1.Turquality projesini marka ve markalaşma yönünden genel olarak degerlendirebilirmisiniz ?

C-1) Bir dünya markası olmanın sadece Türkçe bir iddia olmaktan çıkıp, gerçeğe dönüştürülmesi ile ilgili güzel, sağlam bir o kadarda uzun sürecin ismi Turquality. Bir kere bu isim bile, global markalaşmanın ne olduğu hakkında ciddi ipuçları veriyor. Eğer marka olmaya oynuyorsanız- ki oynayın diye destek veriyor- evvela Türk olacaksınız. Sonra kalite vazgeçilmeziniz olacak ve en son dünya standartarını yakalayacaksınız. Bu proje için seçilen isim aslında markalaşma sürecindeki en önemli ayaklardan biri olan, marka adı seçiminin de önemine vurgu yapıyor.

2.Projenin hedeflediği dünya markası oluşturma hedeflerine ulaşılabilir mi ?

C-2) Bugün dünya markası kategorisindeki ürünlerin, hizmetlerin kullandığı yoldan gidiliyor. Elbetteki istikrar, bu proje sonunda hepimizi gurulandıracak sonuçlar almanın en mühim saç ayağı. Yani Türk gibi başlayıp, Japon gibi devam edip, Amerikan gibi marka olmak! Hatta bazen bir markanın neler yapabileceğini Nokia (Finlandiya), Ikea (İsveç), Björk (İzlanda), Swarovski (Avusturya), Galatasaray (Türkiye) ..vs bize gösterir nitelikte. Bu ülkelerin yerlerini, özelliklerini bilmezsiniz belki. Ama markaları vazgeçilmeziniz olduğunda diyecek bir şey hem de hiçbir şey yoktur.

3.Türkiye vurgusunun genel olarak vurgulanması global pazarda nasıl bir etki oluşturur? Olumlu mu olumsuz mu etkiler?

C-3) Markaların gücünü küçümsemeyin! Onlar sizin kötü algılandığınız ya da iyi algılanmak istediğiniz her yere girebilen barış elçileridir. Türkiye algısı her ne olursa olsun, üzerinde Sabri Özel hırkası, banyosunda Vitra’sı, salonunda Kütahya çinili vazosu, oturma odasındaki Hereke halısı, birinin vazgeçilmezi olmuşsa, algılarıyla oynamanız ve bu algıları lehinize yönetmeniz içten bile değildir.

Comment here